» Attilâ Ylhan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

13.02

2013

Şimdi Sözyaşlarımdasın Meleğim

Seda Yükler

Bu öykü, 11.07.2015 tarihinde günün denemesi seçilmiştir.




'Öyle güzel bakıyordun ki bana... Güneşin ışıltısı sönük kalmıştı, gülüşünle aydınlanmıştı dünyam. Mavi gözlerinin enginliğinde kaybolmuştum bebeğim, şimdi neredesin?'


Sıcak bir Ağustos günü... Biraz serinlemek için çıktık evden, gittik deniz kenarında bir parka oturduk. O zamanlar ben on üç yaşındayım... Çocuklar öyle güzeller ki! Rengarenk giyinmiş hepsi, koşturuyorlar karınca gibi bir o yana bir bu yana... Salıncaklar dolu, kaydıraklarda eğlence hat safhada... Ben izlemeyi daha çok seviyorum onları ve dinlemeyi kuşların ötüşünü bastıran şen kahkahalarını...

Annemle sohbet ediyorduk işte havadan sudan... Sonra uzun zamandır görmediğim Nevin ablamı gördüm. 'Anne, baksana Nevin ablam!' dedim anneme, o da el sallayınca gördü bizi ve geldi yanımıza, oturdu masamıza...

Annemin çok yakın arkadaşının kızıydı Nevin abla. Üç aydır görüşememiştik , özlemiştim... Aslında en çok özlediğim bebek arabasından bana öylece gülümseyen Çağlam'dı!

Çok bebek görmüştüm hayatımda ama onun kadar tatlısına denk gelmemiştim. Masmavi gözleri öyle sevimli bakıyordu ki! Sürekli gülüyordu, içim ısınıyordu gamzelerine bakınca... Kucağıma aldım Çağla'yı, hiç yabancılık çekmedi. Daha 1 yaşına yeni basmıştı, yürüyemiyordu henüz. Öptüm onu, o da beni öptü. Cennet kokusunu çektim içime doyasıya... Bir bebek bu kadar mı güzel kokardı!

Ben Çağla ile ömrümün en keyifli dakikalarını geçirirken bir yandan da annemle Nevin ablamın konuşmalarını dinliyordum.

Nevin Abla: 'Ablacığım bir haftalık tatile gidelim diyoruz, malum hiç tatil yapamadık senelerdir iş güç derken... Ama herkes çocukla giderseniz bir şey anlamazsınız diyor, çocuğu anneme mi bıraksam ki bir haftalığına?'

Annem: 'Canım sen bilirsin tabi ama gerçekten çocuk daha çok küçük, onu da götürün eğlensin diyeceğim ama daha anlamaz ki! Büyüyünce çok gidersiniz zaten beraber. Annen de biliyorsun gözü gibi bakar, anaç ruhludur Meliha... Sen bilirsin yine ama istersen bırak annene, bir balayı yapın kocanla şöyle baş başa!'

Gülüştüler...

Ben gülemedim, yazık değil miydi Çağla'nın da hakkıydı havuzda yüzmek! Ne yakışırdı ufacık bir bikini ile havuzda bıcır bıcır çırpınsa...

' Bir çocuğum olsa ben onu asla bırakmam ' diye geçirdim içimden... Hele ki böyle tatlı bir çocuğu...

Nevin Abla: ' Biraz daha düşüneyim en iyisi ablacığım. Biz gidelim artık' Dedi.

Kucağımdan alamadılar Çağlamı... Öyle sıkı sıkıya sarmıştı ki beni, bırakmıyordu. Annesi almaya çalıştıkça ağlıyordu. Akan gözyaşları yüreğimi dağladı, ben de kopmak istemiyordum ondan. Maviş gözleri buğulandı yaşlarla, zar zor aldı annesi, oturttu bebek arabasına... Arkasına dönüp dönüp baktı bana, el salladım kayboluncaya kadar... O gidince hava bulutlanmaya başladı, güneş terk etti gökyüzünü, dünya karardı bir an...

Annem seslendi sonra : 'Yağmur yağacak kızım, hadi eve gidelim biz de...'

Boğazımda sebebini bilmediğim bir düğüm vardı, kalbimde ise çöreklenen bir acı...

17 Ağustos 1999... Hayatımda asla unutamayacağım bir tarih... Öyle derin, öyle acı, öyle yıkıcı... Enkaz altında kalan umutlar, hayatlar, sönen hayaller...

Beni en çok vuran haber ise şuydu:

Nevin abla uzunca düşündükten sonra bırakmış annesine Çağla'yı Antalya'ya giderken... Depremde ise apartman tamamen çökmüş... Yüz kişinin oturduğu binadan sağ çıkan olmamış... Çağla da... Küçücük bedeni betonların arasında...

Annem uzun süre kendisine gelemedi. 'Benim yüzümden oldu, çocuğunuzu da alın yanınıza deseydim dinlerdi beni' diye feryat etti günlerce...

Halbuki bu bir kaderdi... Acı kader...

Keşke hiç koparmasaydı o gün parkta annesi kucağımdan... Hep bağrıma bassaydım küçücük bedenini ve cennet kokusunu çekseydim burnuma, şu an bile gözümün önünden gitmeyen boncuk gözlerinde hayat bulsam, ömrümden ömür verseydim...

Keşke...




"Şimdi söz yaşlarımdasın meleğim, yerin cennet, biliyorum. Günlerce gözyaşım oldun, gün doğmadı, hep gece yaşadım... Meleğim, rüyalarımda Çağladın senelerce, yattın yanıma, okşadım bebek tenini ve kimsenin gücü yetmedi seni bağrımdan söküp almaya... Sen hep benimlesin, hep yüreğimde..."






Seda Yükler

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 27 yazısı bulunmaktadır.

Seda Yükler yetkili üye konumundadır.


Seda Yükler denemeleri
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri