02.12

2018

Evlilik

Ali Erdem

Bu öykü, 02.12.2018 tarihinde günün denemesi seçilmiştir.




Genç bir kardeşim sordu abi evlilik sence nedir? diye. Düşünmeden aklıma gelen ilk şeyi hemen söyleyiverdim ''huzur'' diye. Ağzımdan çıkmıştı bir kere gerçekten cevap huzur muydu belki ellili yaşa merdiven dayamış biri için huzur olabilir ama kaynana, kayın peder, görümce, elti ve akraba cenderesinden geçmemiş henüz eşi ile ana baba kardeş arasında tercihe zorlanmamış birine bu cevap verilir mi diye kızdım kendi kendime.

Aslında aşk, sevgiyi ön plana çıkarıp saygıyı karıştırmadan mutlulukta diyebilirdim. Bilirim o yaşları ayakların yere basmaz, dünyanın bütün zevklerinin ve herkesin senin emrine amade olduğunu zannedersin. Hani derler ya balayı bana göre balayı evlendikten sonra bir hafta bir otelde baş başa geçirdiğin döneme küçük balayı, ana baba kaynana kayın peder elti görümce akrabaların canına okumak için pusuda beklediği döneme büyük balayı diye ikiye ayırmak gerekir.

Vuslat vakti gelip, büyü bozulunca sadece eşinizle değil aynı zamanda eşinizin onlarca akrabasıyla da evlendiğinizi anladığınız an balayı biter evlilik başlar. Aynı zamanda bu yakınlar huzursuzluğunda, huzurunda belirleyicisidir. Evlilik denen şeye hata yapmadan oynanan bir hayat oyunuda diyebiliriz. Bu oyunda duracağın yer, saygı, sevgi, nezaket rolünde, denge çok önemlidir. Genelde bayanlar evliliğe olgun başlarken erkeklerin olgunlaşması otuzlu yaşlarda olur.

Baş roldeki eşler evlilik tarafını değil, yakınlık tarafını tutarsa denge bozulur erkek şahin, kadın papağan olunca olan evliliğin armağanı çocuklara olur. İki tarafta taraftar toplamak için eski defterleri karıştırır, varsa kirli çamaşırları ortaya döker. Nankör kedi, pis köpekle başlayan düello büyük kalça, koca göbek ile devam edip küfür şiddete kadar gider. Ortada ne sevgi kalır nede başa dönmek için bir umut kırıntısı.

Evlilikte niyet evliliğin geleceğini belirler. Herkesin evlilik niyeti farklıdır. Annesinin yerini doldurup annesini aratmayacak oğlunu emanet edebileceği hizmetçi gelin arayan, babasının sağladığı yaşam kalitesinin sağlayacak vefakar, cefakar kızını emanet edebileceği damat arayan, yaptığı ev işlerinden kurtulup sorumluluğunu devretmek için gün sayıp yardımcı arayan kaynana, yaşlanınca kendisine bakacak hasta bakıcı arayan kayın peder, otoritesini kabul edecek elti, erkek kardeşinin namus ahlak takipçiliğini kendine vazife edinmeye hazır görümce gibi herkesin yeni evliler üzerinde bir hayali planı vardır.

Bazı evliliklerde kurtuluş için yapılır yaşadığı yerden, yoksulluktan, şiddetten, ana baba yakınlardan kurtulmak için. Egoyu tatmin için yapılan evliliklerde vardır en yakışıklı erkeğin, en güzel kızın tercih ettiği kişi olma egosu. Kariyer sahibi bir kişiyle evlenip onun sosyal ortamında itibar görüp, eşine gösterilen saygı sevgiden nemalanıp kariyer basamaklarını hızlı geçmek için yapılan evliliklerde yok değil. Ayrıca dini inancını yaşamak için evlilikler olduğu gibi, özgürlüğünü sınırsızca yaşamak için yapılan evliliklerde var. İnat uğruna sevdiğini cezalandırmak için anlık kızgınlıkla alınan evlilik kararları bile var.

Bu ve benzeri niyetle yapılan evliliklerde mücadele eşe imza attırıp eve kapattınmı bitiyor. Eve kapattın mı diyorum çünkü etrafımız evliliğe ikna edesiye yalvar yakar mücadele edip tamam kararından sonra uğruna ziyafetler verilip söz nişan düğün yapılıp evlendikten sonra eve kapatılmış eşlerle dolu. O düğün de hoplayıp zıplayanlar bir süre sonra planları suya düşüp umduğunu bulamayınca bir bir bir şeyi bahane edip ortadan kayboluyor. Kaybolup gitseler iyi o evliliği bitirmek için dedikodu akla hayale gelmedik yöntemlerle hoşlarına gitmeyen o evliliği bitirmek için elinden geleni arkasına koymuyorlar.

Evlilik öncesi milli maçlarda maç kazanmak için uygulanan taktiklere taş çıkartan eş elde etme, gönlünü yapma taktikleri evlenince maç bitti diye bırakılmasa hiç olmazsa evliliğin sorunsuz yürümesi için birkaç taktik denense birçok evlilik bitmez. Evlilikte hedefe ulaşasıya kadar gösterilen performans evliliğin yürümesi içinde gösterilmeli çünkü yıkılan bir yuvaya meleklerin bile ağladığı söylenir. Sona eren evliliklere baktığımızda yarıdan fazlasının sebebinin eşlerden değil ana baba akrabadan geri kalan sebeplerin sorumsuzluk ve evlilik bilincine varamamış eş, hastalık derecesinde kıskançlık, ihanet ve şiddet olduğu görülüyor.

Biten evliliklerde geriye bir enkaz kalıyor en büyük yarayı tabiki masum çocuklar alıyor kimi sahipsiz kalırken kimi ya anne ya babadan mahrum hayatını sürdürüyor sadece mahrum kalsa iyi bakıp büyütülen tarafından yıllarca beyinleri yıkanarak anne yada babasına büyüyünce hesap sorması için bir düşman yetiştiriliyor. Bu çocuklar çok büyük travmalarla şiddetle büyüdüğü için evlilik hayatlarıda anne babanın evlilik hayatına benzer bir evlilik hayatları oluyor.

Bence evlilik evcilik oyunu değil inişli çıkışlı hayat yolunda yol arkadaşlığı. Yollar sadece güllerle değil dikenlerle de dolu. Bu yol bazen asfalt bazen taşlı bir yol takılmadan iki kişi yola çıkanlar yolda size katılanlarla bir bakmışsın onlarca kişi olmuşsun. Huzurlu ve mutlu bir evlilikte zaman su gibi akıp gidiyor. Bir bakıyorsun sen baktığın çocukların, çocuğu olmuşsun. Kimsenin evliliğine halel getirecek davranışlarda bulunmamak saygı gösterip yol gösterici olmak gerek. Yapılan en büyük hata evliliğin tüm sorumluluğunu bir eşin diğer eşin sırtına yükleyip keyfine bakması.

En zor evlilik çalışan bayanların evliliği. Her biri bir çok şeyi birlikte yürütmek için birer denge uzmanı. Hayatlarını ortadan sanki ikiye bölmüşler eve çok vakit ayırınca kariyeri, kariyere fazla vakit ayırınca evlilik hayatları bıçak sırtında olan bir hayat onlarınki. Her dakika onlar için çok değerli bir saatlik öğlen arası akşam eşine sunacağı fasulyeyi ıslatmak yada çocuğunu görmek için koşar adım eve. İşteyken bedenleri işte akılları evde, çocuklarında olurken; evdeyken bedenleri evde akılları yapması, yetiştirmesi için yapmak zorunda olduğu işte.oluyor. Çalışan kadınlar gibi eve kapatılan kadınlarında evden çıkarılması için devlet pozitif tüm ayrıcalıkları sağlayıp yasal güvencelerle çalışma hayatına entegrasyonu sağlanmalı ki sosyalleşmek için ayda bir yaptıkları günü beklemek zorunda kalmayıp toplumsal hayatla iç içe olsunlar.

Pekala hiç mi mutlu huzurlu evlilik yok? Tabiki var. Hayat yolunda birbirine destek olup birbirinin açığını kapatan, seçtiğim kişi bana iyi bir eş, çocuğuma iyi bir anne, baba olur diye sadece fiziksel güzelliğe, maddiyata, menfaate kariyere dayalı değil ahlaki ve manevi kriterlere göre eş seçimi yapıp anne baba akrabanın iyi kötü günde yanında durduğu emek harcanan son derece mutlu ve huzurlu evliliklerde çok. Ayrıca yaptığı evlilikle sorumsuzluğundan dolayı anne baba akrabanın hayatını mahveden evlilikler olduğu gibi eşinizin bir kaza ile sakat kalması ölümcül bir hastalığa yakalanması yada engelli bir çocuk durumunda eşlerini terk eden alçaklarda maalesef vardır.

Birde yeni evlilerin en küçük bir sorunu olduğunu öğrendiğinde kendi evlerinde hiç sorun yokmuş gibi biz hiç öyle değiliz rolleri yapan mutluluk canbazları var. Yeni evliler de bu tezgaha çabuk gelir kendilerinden hemen şüphelenir evlenmekle çok hata yaptığı yanlış eş seçimi yaptığı inancı oluşur. Halbuki evliliklerin ilk yılları hep böyledir aynı ana babadan olan kardeş anne baba arasında bile tartışma olurken iki farklı insanın her konuda aynı düşünmesini kimse bekleyemez yeter ki fikir ayrılıklarını şiddetle bastırmaya çalışmasınlar. Devlet mutlaka eşi çalışmayan ev hanımları için kocaya verdiği aile yardımını kocadan alıp kadına ssk primi olarak sigortaya yatırmalıdır.

Yıllar geçer huzursuz mutsuz evlilikler bazısını bir şebeğe benzetir. Bir bakarsın aynaya evlendiğin günkü halinden eser kalmamış. Herkes bir yanında kalıcı bir iz bırakır. Uğruna psikolojini bozduğun eşinle çocuğunla kötü olduğun insanlar yine aynı yoluna devam ederken, olan sana yıllarına olmuştur. Huzursuzluk bir başladı mı huzura hasret günler başlar.İş işten geçince bir bakmışsın ömrün sonu gelmiş geride birçok keşke, pişmanlık kalmış. Bu dünyada aranıp bulunamayan huzur ve mutluluk ahirette bulunur umuduyla tüm sevdalar hep böyle son bulur. Kısaca evlilik altın bir kafese benzer mutlu olmak isteyenler girmek, mutsuz huzursuz olanlar çıkmak için uğraşır. Huzur ve mutluluğu yakalayanlar kafesin içine yuva yapar.



Ali Erdem

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: evlilik-aşk-sevgi-mutluluk

Şiirkolikte kayıtlı 18 yazısı bulunmaktadır.

Ali Erdem yetkili üye konumundadır.


Ali Erdem denemeleri
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri