» Ahmet Telli şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

29.04

2013

Define

Mustafa Bertan

Bu öykü, 04.05.2013 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Onun eve dönüp dönmediğinden dahi hiç kimse haberdar değildi. Çünkü Kemal'in kalabalık bir ailesi olsa da anne ve babası ölüp, kardeşleri evlendikten sonra Allah'tan başka kimsesi kalmamıştı.

Kemal daha çocuk yaştayken anne ve babasını kaybetmişti. Ailenin diğer fertleriyle birlikte yaşıyordu. Çocukken ihtiyaçlarının karşılanması pek güç olmadığı gibi o, hayatın cilvelerini bilmiyor ve yaşamanın matematiğini yapamıyordu. Aradan yıllar geçmiş o küçük çocuk yetişkin bir delikanlı olmuştu.

Kemal eski evlerinde tek başına yaşıyordu.Çekingen onurlu terbiyeli bir delikanlıydı. Akrabaları hatırını sorup onu arıyordu, yemeğe, barınmaya çağırsalar da o kimseyi rahatsız etmek istemediği için genelde kendi becerisiyle yemek hazırlıyor atıştırıyordu.
Kemal artık liseye gidiyordu, çalışkan derslerinde başarılı bir öğrenciydi.
Okul masrafı harçlık ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için yardım alsa da zaman zaman parasız kalıyor ve kimseden para isteyemiyordu. Bunun için mutlaka gelir elde edecek bir iş bulması gerekiyordu.
Okulla birlikte çalışması imkânsızdı tabi ki yapabileceği pek bir şey yoktu.

Yağmurların başlamasıyla birlikte geceleri çimenlerin üstüne çıkan salyangozlar birçok fakir insana bir ekmek kapısı oluyordu. Toplanan salyangozlar işin ticaretini yapan firmalarca yurt dışına ihraç ediliyordu.
Kemal bunu öğrenince bir iş sahibi olmuş kadar sevindi. Hemen programını yapmaya başladı. Gündüzden el fenerini ve salyangozları toplayacağı bir kova hazırladı. Derslerini yaptı, hava kararır kararmaz kovayı ve el fenerini alıp dışarıya çıktı.
Taşların arasın da tek tek salyangoz aradı. Bu ilk deneyim için hiçte fena sayılmayacak kadar salyangoz toplamıştı. Eve gitti salyangozları kovayla birlikte bir köşeye bıraktı. Yatağa yattığında her günden daha fazla morali yerindeydi, mutluydu. Ertesi gün salyangozları satıp para kazanacaktı. Sabah kalktığında hemen kovaya yöneldi uyur uyanık merakla tekrar kovaya bir göz attı, gözlerini bir ovaladı ki, kova adeta bomboştu. Kendini toplayıp etrafa bakınınca olanları çözmüştü. Ağzı açık kalan kovadaki bütün salyangozlar evin duvarlarına yayılmıştı.
Kemal kahvaltıyı dahi yapamadan salyangozları tek tek tekrar toplayıp kovaya doldurdu, kovanın ağzını sıkıca kapattı. Okuldan dönünce hemen kovayı alıp toptancıların yolunu tuttu.
Artık uygun olan hemen her gece kovasını ve el fenerini alıp salyangoz topluyordu ve ona göre iyide para kazanıyordu. Ama bu iş sadece yağmurlu havalarda ve kış ayları için geçerliydi, tabi belli bir süre sonra erecekti.

Bahar geliyordu artık Kemal başka iş bulmak için kolları sıvadı. Bilhassa yazın tatilde sürekli çalışacak bir iş bulabilirdi.
Okulların kapanmasına yakın çıkıp iş aramaya başladı. Restoran' tın biriyle garsonluk yapmak için anlaştı. Lise yılları biraz sıkıntılı olsa da bu şekilde geçip gidiyordu.
Yüksek okul okumak için sınavlara girdi. Lakin bir yandan okul bir yandan üç beş kuruş harçlık için zamanını tüketmesi ve derslerinde destek alamadığı için istediği dalları tutturamamıştı, ama üniversiteye girmişti.
Artık onu daha da zor günler bekliyordu. Gece öğretimini seçerek gündüz çalışmak zorundaydı.

Okul yıllarının sona ermesinden hemen sonra vatani görevini de tamamladı.
Sivil hayata döner dönmez iş arayışına girdi.
Maalesef okuduğu dalda iş bulamıyordu. Mecburen başka işlere yöneldi, ne iş bulsa yapıyordu.
Hayat, ona yaşattığı deneyimler ve zorluklarla adeta yoğurmuştu, eline aldığı her işi başarıyla yapıyor, müteşebbis ruhuyla çeşitli işler yapmaya gayret sarf ediyordu.
Fakat kafasında projelendirdiği hemen hiçbir işi imkânsızlıktan hayata geçiremiyordu.
Yıllar insafsızca geçerken bir düzen kuramadığı için zaman zaman karamsarlığa kapılan Kemal sürekli arayış içindeydi.
Asgari ücretle çalışmakla yapabileceği bir şey yoktu.
Kemal bu arada birazda kredi kartı borcundan dolayı sıkıntılı günler yaşıyordu. Bu sıkıntıyı atlatabilmesi için toplu paraya ihtiyacı vardı.

Çalıştığı iş yerinde hayalperest bir arkadaşının hayallerinin oda kurbanı olacaktı.
Arkadaşının teklifleri ona pek mantıklı gelmese de cezp etmeye başlamıştı. Suç unsuru olması ve risk taşımasına rağmen Kemal arkadaşıyla birlikte define arayacaktı.
Kimi tahmin üzerine, kimi kulaktan dolma söylentileri değerlendirerek kazma kürek define arayışına girişmişlerdi. Gece gündüz demeden fırsatını bulduklarında çeşitli yerlere gidip define arıyorlardı.

Bu konu artık Kemal'in kafasını fazlasıyla meşgul etmeye başlamıştı.
Arkadaşı dışında konuyla ilgilenen başka insanlarla tanıştı. Bu şahısların anlatımlarıyla konuya daha da fazla zaman ayırmaya başlamıştı.
Elde ettikleri bir detektörle tahmin ettikleri her alanda arama ve kazı yapıyorlardı.
Bu şahıslar Kemal'e bir dağ eteğinde, eski terk edilmiş bir yerleşim ve burada define olduğunu söyleyerek Kemal'i ikna ettiler. Yapılan keşiflerden sonra kazı programı yapılmıştı.

Havanın yağmurlu olduğu bir gün Kemal ve konuyla ilgilenen diğer kişiler bölgeye doğru yola çıktılar. Bölge tenha bir yerdi hele böyle bir havada oraya kimsenin uğrama ihtimali yoktu.
Bütün hazırlıkların tamam olduğunu düşünerek belirledikleri yerde kazıya başladılar. Orada çalışma koşullarının ve yaptıkları bu riskli işe o gün uygun olması dolaysıyla hummalı bir çalışma başlattılar.
Fakat kazı yaptıkları yerde heyelan tehlikesi olduğunu göz ardı ediyorlardı. Saatlerce durmadan dinlenmeden kazı yaptılar, adeta bir tünel kazıyorlardı. Artık akşam olmak üzereydi hala hiçbir belirti dahi bulamamışlardı. Eğer hedeflerine ulaşamazlarsa ortaya çıkan görüntü neticesinde burada bir daha kazı yapmakta güç olacaktı.
Yağmurda sürekli yağıyordu. Kemal kazı yaptıkları yerin iç kısmında çapa sallarken bir anda üzerlerindeki toprağın döküldüğünü fark ettiler. Zaten ıslak olan topraklar o gün yağan yağmurla daha da gevşemişti ve bir gürültüyle çöküşe geçen topraktan Kemal'in yanındaki şahıslar kendilerini dışarı atarak kurtulmayı başarmışlardı, fakat iç kısımda kazı yapan Kemal dışarıya çıkamamış toprağın ağırlığı altında ezilip kalmıştı.

Telaşa kapılan şahıslar ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Kısa bir müddet heyelan bölgesinde düşündüler, bile bile bir suç işlemişlerdi, fakat Kemal'i o şekilde bırakıp gitmeleri doğru olamazdı.
Onun yaşayıp yaşamadığını dahi bilemiyorlardı. Hemen durumu sonucuna katlanarak emniyet mensuplarına bildirdiler. Yetkililer bu şahısların verdiği bilgi doğrultusunda acil koduyla çalışma başlattı. Uzun saatler yapılan kurtarma çalışmaları sonucunda Kemal'in cansız bedenine ulaşılmıştı.

Mustafa Bertan

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 30 öyküsü bulunmaktadır.

Mustafa Bertan yetkili üye konumundadır.


Mustafa Bertan öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri