» Fazıl Hüsnü Da?larca şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

01.07

2018

Dilek Ağacı

Zübeyde Yalçınkaya

Herkes gibi Ovoo ağacına doğru yürüdü ve elindeki çaputları bağladı. Elindeki çaputları bağlarken bir taraftan da dileklerini içinden geçiriyordu. Sanki çok mu bir şey istiyordu. Sevdalıların yüreğindekine kavuşması, çocuğu olmayan kadınların çocuğunun olması, hastaların şifa bulması, fakirlerin zenginliğe kavuşması gibi basit birer dilekti dilekleri. Evet, o üç şey dilemişti. İlki biran evvel sevdiği kızın ona âşık olup onunla evlenmesi, ikincisi sevdiği kadından çocuğunun olması, üçüncüsüyse çok zengin olmasıydı. Herkesin dileği gibi basit üç dilek! Genç adam kutsal ağaca elindeki dileklerini dileyerek çaputları bağladıktan sonra bir süre uzaktan ağacı seyretti. İçinde büyük bir sevinç vardı. Ve her şey istediğinden daha iyi olacaktı. Umut işte böyle bir şeydi. Günler günleri yıllar yılları kovaladı. Ve sonunda genç adamın istediği olmuştu. O âşık olduğu kız, o da bizimkine âşık olmuştu. Kısa bir süre sonra bu âşıklar birbiriyle evlendiler. Adamın tam da istediği gibi bu kadından bir kızı olmuştu. En önemlisiyse adam tarlayı kazarken bir küp dolusu altın bulmuştu. Ve adam artık zengindi de. Evet, daha ne isteyebilirdi ki. Mutluydu hem de çok mutluydu. Ama bilmediği bir şey vardı dileklerimiz dilemediklerimiz karşısında hep yetersiz kalırdı. Evet, öyleydi. Bir sabah uyandığında her şey değişmişti. Yıllarca âşık olduğu ve kendisine de âşık olduğunu sandığı kadın kendini, kızı ile birlikte dilek ağacına asmıştı. Ve geride bir not bırakarak!
-Ben bugün günahımla sevdiğim adamı terk ediyorum. Çünkü bu çocuk onun değil, bana o yokken bir gece tecavüz eden çobanımızın çocuğu. Yıllarca bu günahtan arınmak istedim, ama olmadı. Ölmekten başka çaremiz yoktu, diye.
Adam eve gitti. Tüm altınlarını karısına tecavüz eden çobanı bulmaları için başkalarına dağıttı. Sonunda o çobanı bulup adama getirdiler. Çobana yaptığının nedenini sorduğunda, çoban sadece,
-Bende sevdim, hem de çok sevdim. Gizliden hep onu ve seni takip ettim. Ta ki sen şehre mahsulleri satmaya gittiğin güne kadar, hep onu yalnız yakalamanın fırsatını bekledim. Sonunda bu fırsatı buldum. Bana çok dirense de onun benden çocuğu olursa belki beni sever ve bana gelir dedim. Fakat öyle olmadı. Ne olur o öldü, beni de sen öldür. Zaten onsuz bende öldüm, dedi. Adam, dilek ağacına dilekler dilemişti. Ama dileklerinin kaderini çizememişti. Ve bu nedenle ağacı uğursuz diye kökünden kesti.


Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: dilek ağacı-dilek-aşk

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri