28.10

2018

Son Durak

Feride Serin

Bu öykü, 29.10.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Arkadaşlarının çocukları gelmiş. Kahkaha sesleri bir duvardan diğerine çarpıyordu.

O iri adam çavlan olmuş düşüncelerinde boğulurken kimsenin onu görmesini istemiyor. Tüm benliğini kaplayan içindeki ses ise durmadan konuşuyordu. Oğlu neden gelmemişti? Eprimiş bir eşya gibi kenara atılmış, unutulmuştu. Üzüntüsünün ağırlığı ile kalbi ezilmiş, koltuğun içinde küçüldükçe küçülmüştü.

Onu uzaktan izleyen hemşireyi fark etmedi bile.

Zeliha işe başlayalı üç ay olmuştu. Hastaneden sonra bir huzurevinde çalışmayı hiç düşünmemişti. Emekli maaşı oğlunu okutmaya yetse hemen işi bırakacaktı. Arkadan bir de kız geliyordu. Son sınıftaydı. Dershaneydi, giyimiydi derken faturalarına yetişemiyordu.

Bugün kendi sorunlarını bir kenara bırakmış, İzzet Bey'i düşünüyordu. Oğlu nasıl bir insandı? Babasının sayesinde çabalamadan hayatta bir yer edinmiş bu adamın yüreği ne kadar da fakirdi.
Ayda bir ziyareti bile yeterli değilken bugün gelmemesinin ayıbını hangi bahaneyle örtecekti acaba?

Sadece İzzet Bey mi, tabii ki değil. Son yolcuklarına uğurlanmadan önceki durak olan bu huzurevinde vakit öldüren yaşlı insanların benzer sorunları vardı. Göz açıp kapayana kadar geçer dedikleri hayat burada durağandı.

Akşam olmak üzereydi. İzzet Bey'in sevinçli bekleyişinin ıstıraba dönüşünü izlemeye katlanamaz olmuştu. Daha fazla beklemeden, müdürün odasına girdi. Durumu anlattı.

Müdürün yüz ifadesinden, telefondaki konuşmanın hiç de hoş olmadığını anlamıştı.

Telefonu kapatan müdür yutkunarak hafif bir sesle 'Gelmeyecek, çok işi varmış.Yapacak bir şey yok.' dedi.

'Var müdürüm, var yapacak bir şeyimiz. İzninizi istiyorum.'

'Tamam Zeliha Hanım, sana güveniyorum, bildiğin gibi yap.'

Zeliha, İzzet Bey'in yanına geldiğinde gülümsüyordu.

'İzzet Bey oğlunuz aradı. Bugün için sizden özür diledi. Son dakikada bir iş seyahati çıkmış, apar topar Ankara'ya gitmek zorunda kalmış. ‘Babama söyleyin bunu telafi edeceğim. Ellerinden öpüyorum, babalar günü kutlu olsun.' dedi.'

Biraz önce koltukta küçücük kalan o adam birden devleşmeye başladı.

'Hemşire Hanım, oğlum aradı ya, o da yeter.'

'Tabii efendim, gelmeyi çok istiyormuş, bu duruma çok üzülmüş.'

'Üzülmesin, kolay değil, işi ona devrettikten sonra tüm yük omuzlarına bindi. Başka bir gün gelir. Merak etmesin ben iyiyim.' derken oturduğu koltuk küçülmüştü.



Feride Serin

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 7 öyküsü bulunmaktadır.

Feride Serin yetkili üye konumundadır.


Feride Serin öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri