09.12

2018

Yayla Evi

Feride Serin

Bu öykü, 09.12.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.


Elimde fotoğraf makinesi, evin tam karşısında duruyor, sadece bakıyorum. Fotoğrafını çekmek istiyorum, duraksıyorum.

Bir ses duyuyorum. İçimdeki çocuk beni çağırıyor. 'Hadii! Gel, içeri gir.' diyor.

Kaç yaşındaydım, hatırlamıyorum. Tek hatırladığım henüz okula başlamamıştım. Her yaz yaylada kalırdım. Kuzenlerimi göreceğim için heyecanlanır, minibüsten iner inmez koşmaya başlardım. Dik patikayı düşe kalka geçer, bir an önce evde olmak isterdim. Yorulduğumda babam ' Hadi bakalım, çık.' derdi. Ellerimden tutup beni omuzlarına alırdı. Tüm gücümle babama sarılır, yüksekte olmaktan korkmazdım.

Evin önüne geldiğimizde 'Hoppaa' diyerek beni yere indirirdi. Kapının tokmağına boyum yetişmez, tokmağı kapıya vurması için babamı beklerdim. Kapıyı açan büyükanneme sarılmadan içeri koşarak girer, evi baştan aşağı kolaçan ederdim. Yerdeki tahtalar gıcırdamasın diye parmak uçlarıma basardım. Evin dışı gibi, odalar da beyaza boyanmıştı.

Camdan bakınca dedemin ağaca kurduğu salıncağı görebiliyordum. Geldiğim ilk gün nedense bahçeye koşarak çıkar, çimlerin üzerinde yuvarlanırdım. Eve çok yakın, toprakla ahenk içinde kıvrılan bir dere vardı. Üzerindeki tahta köprüyle manzaramıza güzellik katıyordu.

Köprüyü geçtiğimizde bizi yaşlı ardıç ve meşe ağaçları karşılardı. Bugün baktığımda hiç de büyük olmadıklarını görüyorum. O yaşlarda hayal ettiğim her şeyin mümkün olabileceğini, ağaçların tepesine merdivenle çıkarsam aya dokunabileceğimi düşünürdüm.

Dokunmak istediğim aydan bir parça, gece vakti odamıza girerdi. Neşeyle yatmaya hazırlanırdık. Yaşça büyük kuzenim gaz lambasının altında kitap okurdu. Yerde boydan boya serili yataklarda onu dinlerdik. Uyumamak için mücadele ederdim. Bilirdim ki esas eğlence birazdan başlayacaktı.

Yaylada gecenin serinliğinde yorgan en iyi arkadaşımızdı. Tek görevi sadece bu değildi tabii ki. Sesimizin duyulmasını istemezdik. Kahkahalarımızı kesme görevini üstlenirdi. Göz kapaklarım kapanana kadar konuşulanları anlamasam da dinlerdim. Bu masal dinlemekten daha ilginç gelirdi. Bitişik odada yatan dedem bazı gecelerde bizi uyarmak için odamıza gelir, bastonuyla havada daireler çizer, gür bir sesle ' Hadi bakalım uykuya çocuklar!' derdi. Uykuya ilk dalan ben olduğum için erkenden uyanırdım. Yatakta hiç kımıldamadan gözlerimi tahta oymalı tavana diker, herkesin uyanmasını beklerdim. Beklerken boş durmaz, hayal üzerine hayal koyardım.

Sabah güneş doğarken yayladaki dinginlik, hep beraber yapılan kahvaltıyla bozulurdu. Evde neredeyse hiç durmazdık. Bahçe 'Salıncağa önce ben bineceğim.' bağırışlarıyla çınlardı. Çuval yarışında ablalarım, ağabeylerim bohça gibi yayılırdı yere. Onları izlerken kendimi oyunun içinde hissederdim. Oyunlar zamana dağılır, neşe ve kimi zaman da zararsız kavgalarımızla geçerdi.

Yemekte yediğimiz sebzeleri bahçeden büyükannem toplardı. Biz de yemeğin kokusundan ne pişirdiğini bulmaya çalışırdık. Yemek boyunca sürüp giden konuşmalarımız, patlamış mısırla noktalanırdı. Büyükannem ve dedem bizi izlerken çay içerdi. Onların sohbetini yarım kulak dinlerdim. Dedemin höpürdete höpürdete çayı içmesine anlam veremez, şaşkın gözlerle bakardım.

ve gece yine eğlence...

Dönüş gününe kadar bu tekdüze yayla hayatını tek yürek, usanç duymadan yaşardık.


Çocukluğumun en güzel günlerini geçirdiğim yayla evine yıllar sonra geldiğimde bahçede kuzenlerimi görür gibi oldum. Bugün anlıyorum ki bu ev bir ayna. Ona her baktığımda çocukluğumu görüyorum.



Feride Serin

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: çocukluk-yayla-geçmiş

Şiirkolikte kayıtlı 8 öyküsü bulunmaktadır.

Feride Serin yetkili üye konumundadır.


Feride Serin öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri